Ayasofya’nın Müzeye Çevrilmesi !!! By admin 17 Mayıs 2009 at 14:43 and have 3 Comments

ayasofyamuzefihi

Ayasofya’da mozaiklerin açılması yönünde ki talep üzerine 1934 te İstanbul Müzeleri müdürü Aziz Ogan başkanlığında müze müdürleri,mütehassıslar, belediye temsilcisi, vakıflar müdür ve mimarlarından oluşan 8-9 kişilik bir komisyon kurulur. komisyon heyetinden Alman Erkhard Ungar; caminin mabed kısmının aynen açık kalması gerektiğinde ısrar etmiştir. Bu Alman dışındaki Türk üyeler mabedin tamamen kapatılması yönünde karar bildirmişlerdir…

İmparator Justinianus devrinde Hristiyanlık belli bir güç kazanmış ve haliyle imparator inanların inanç ihtiyaçlarını karşılamanın yanında Allâh’ı memnun edecek bir ibadethane yapma gereği duymuştu.Meşhur Nika yangınından 39 gün sonra 23 Şubat 532 de inşaata başlamıştır.

Bu kilise ilk yapıldığında,Büyük kilise ‘Megale Ekklesia’ adı ile adlandırılmıştı. Ancak 5. yy da buraya sadece ‘Sophia’ denilmeye başlanmıştı. Daha sonra Ayasofya ismi ile meşhur olmuş ve İstanbul’un fethinden sonra da aynı ismi muhafaza etmiştir.

Ayasofya isminin değişik kaynaklarda ‘Tanrı’nın hikmeti, Tanrı’nın evi, Tanrı ehlinin birleştiği yer’ anlamına geldiği yazmaktadır.

İnşaat 5 sene 10 ay 4 gün zarfında bitirildi. Acaba bu koca mabed günümüzün maddi değeri olarak ne kadara mâl olmuştu… Bunun cevabı muhtelif olmakla beraber Araştırmacıların ekserisi şuna karar vermiştir.75 milyon sterlin yani,180 milyon dolar harcanmıştır.

Ve fatih sonrası ilk cuma namazı Ayasofya’da kılınmak üzere camiye çevrilir. Fatih Sultan Mehmet Han’dan sonra bütün patişahlar birer tamirat veya ekleme yapmışlardır. Nitekim Yavuz Sultan Selim Han Halifeliğin simgesi olan Peygamber hırkasını burada giymiştir.

Konunun daha iyi anlaşılmasu için Tarihi süreçte Ayasofya üzerine kimlerin hangi niyetler beslediklerini kısada olsa yazmakta fayda var.

İstanbul’un fethine mütakip Ayasofya’nın camiye çevrelmesi ile Hristiyan alemi byük değer kaybeder. Ancak Ayasofya özlemi bu dinin mensuplarında hiç sönmedi.

Tarihte Yunan basınında, ayasofya’nın eski hali anlatıldıktan sonra şu sözlerle habere son verirler. şimdi murdar Türkler telvis ediyor (pisliyor) demişlerdir.

1888 yılında Yunanlı Anastasyos adlı şahıs, Ayasofya camiinin kilise olmak üzere Yunanlılara iadesini alenen istemiştir.

1919 da Rumlar, Ayasofya civarında bir çok arsa ve binayı yüksek fiyatlarla almaya başladılar. Rumların niyeti açıktı; Ayasofya’nın etrafını sarmak ileride amaçlarını yerine getirebilmek.

Milli Mücadele döneminde İstanbul’un işgalinde bir çok önemli bina ve fabrika işgal edilmiş kuvvetli silahlar tarafından hedef haline gelmişti. Bu arada Hükümet (Mehmet Vahidettin) akıllı bir hareketle işgalcilerden daha erken davranarak bir tabur askeri camii avlusuna yerleştirir.

Bu taburun komutanı Binbaşı Tevfik beydi. Ancak düşman kuvvetleri ve Yunan emelleri doğrultusunda caminin boşaltılması gerekiyordu.
Fransız ordusu kumandanı beyaz bir bayrak ile gelip Binbaşımız Tevfik beye ‘ Siz asker değilmisiniz ? Buraları terk edip bize teslim etmeniz doğrultusunda emir almadınız mı ? der. Tevfik bey Evet ben bir askerim. Bir asker olduğum için sizi,ben sağ olduğum sürece bu kapıdan geçirmeyeceğim.Şayet zorla girmeye teşebbüs edecek olursanız caminin dört tarafına yeterli miktarda tahrip kalıbı yerleştirdim. Eğer ısrarda devam ederseniz bu koca mabed bu taburun üstüne çökecektir ve siz bu mabede giremiyeceksiniz.

Fransız komutan durumu üstlerine bildirir ve geri çekilir.

Ayasofya’da mozaiklerin açılması yönünde ki talep üzerine 1934 te İstanbul Müzeleri müdürü Aziz Ogan başkanlığında müze müdürleri,mütehassıslar, belediye temsilcisi, vakıflar müdür ve mimarlarından oluşan 8-9 kişilik bir komisyon kurulur. komisyon heyetinden Alman Erkhard Ungar; caminin mabed kısmının aynen açık kalması gerektiğinde ısrar etmiştir. Bu Alman dışındaki Türk üyeler mabedin tamamen kapatılması yönünde karar bildirmişlerdir.

Komisyon bir rapor hazırlayarak 27 Ağustos 1934 tarihinde maarif vekaletine sunmuştur. Raporda yazanlar ise dudak uçuklatacak cinstendir.

‘İç kapı ve pencerelerin tamir edilmesi.Son cemaat mahallinin müzelik eşyayı teşhir edecek hale getirilmesi,camiye bitişik kimsesizler yurdunun (Fatih medresesi) kaldırılması…’konularına temas ediyordu. Ayrıca ‘Caminin mabed kısmının ibadete kapatılması suretiyle buraya Bizans eserleri konularak Bizans müzesi yapılması, bu arada Ayasofya’nın asırlarca osmanlı eseri halinde kullanıldığı hususuda göz önüne alınarak uygun bir yerinde Türk eserlerinin de teşhir edilmesi istenmiştir…

Acaba bu müzeye çevrilme durumunda gizli pazarlıllar söz konusumu dur ? Buyurunuz bu sorunun cevabını Merhum Celal Bayar’dan dinleyelim.

Bayar’ın anlattıklarına göre Yunan Başbakanı’nın Atina’da kendisini karşıladığı sırada, balkan paktına kabul edilebilmemiz için Ayasofya konusunu açtığını; Anadolu macerasının unutulmadığını üzgün bir halde ifade ederek ‘kamuoyunu memnun edecek bir ortam doğsa, belki bundan yararlanıp belki bir şeyler yapılabilir’ şeklindeki Yunan başbakanı’nın sözlerini M.Kemal Atatürk’e anlatarak taviz istediklerini söyleyince, M.Kemal, şu açıklamada bulunmuştur.

Az önce vakıflar umum müdürü buradaydı.Ayasofya camiini tamir edecek para bulamıyorlar.Bugün kü hali ile de harab ve bakımsız ! Ayasofya’yı müze yapsak, hem harabiyetten kurtarsak, hem Yunanlılar’a bir jest yapsak,Balkan paktını kurtarabilirmiyiz ? Öyleyse yapalım.’

….. Ve böylece Ayasofya Camii müzeye dönüşmüştür fikren.

Ayasofya,Hristiyanlaştırılmış Roma devrinde bazilika tarzında bir kilise ve Doğu Roma imparatorluğu zamanında ise yeniden inşa edilmiş en büyük kilisedir. Büyük Kilise olarak 25 Aralık 537′de açılışından İstanbul’un fethine kadar 915 sene 5 ay 5 gün kilise, fetihden yani 29 Mayıs 1453′den 24 Kasım 1934′e kadar 481 yıl 5 ay 16 gün cami, bu tarihten itibaren müze olarak kullanılagelmiş; tam 1396 sene 10 ay 21 gün iki ayrı semavi dine ibadetgah,mabed olmuştur.

Sadece pek çok tarihi olaya sahne Justinianus’un tahtını tehlikeye soktu. İmparator yenilgiyi kabul edip kaçmayı planlarken, bu tehlike Justinianus’un hanımı Theodora ve komutan Belisarios’un mahareti ile bastırılır. 18 Ocak’ta ihtilal kanlı bir şekilde bastırıldı. 35.000 insan bu ihtilalde öldü. Bu rakamın 35-40 bin arasında olduğu da söylenmektedir.

Hipodrom denilen şimdiki Sultan Ahmed meydanında on binlerce kişiyi öldürerek tahtını ve canını kurtaran justinianus, buna rağmen tarihe kanlı bir hükümdar olarak geçmedi. Ayasofya’nın imarı ve diğer kiliselere verdiği önem dolayısıyla adı kan ve zulüm ile anılmaktan kurtuldu.

29 Mayıs 1453 salı günü fetih gerçekleşir ve böylece Hristiyanlık aleminin en uğursuz günü SALI sendromu başlar.Üzücü olan şey ise bizden olduğunu söyleyen boş kafalarında salı gününü kendilerine uğursuz saylamalarıdır… Man kafa,boş kafa ve tın kafa…

İstanbul’un fethinden sonra ilk cuma namazı kilise den çevrilme Ayasofya camiinde kılınır. Fatih Sultan Mehmet han Ayasofya için külliye inşa ettirip giderlerinin karşılanması için özel vakıflar açar…

Ulu hakan belki de sonradan yaşanacakları bilmiş olmalı ki Meşhur Bedduasını okur.

fatih_ve_ayasofya_by_yinedenLakin Ayasofya Camiinin nasıl oldu da Bir anda karar alınarak Müzeye çevrildiği hala bir muammadır ve esrarını korumaktadır.

Kurulan heyette sekiz Türk yanında birde Alman Erkhard Ungar da bulunmaktadır. Alman caminin tamamen ibadete kapatılması teklifine karşı çıkar ve kendi fikrini ‘mabed kısmının açık kalması şartıyla müzeye çevrilmesi gerektiğini’ söylemiştir.

Şuan Ayasofya`nın girişinde asılı olan kararname:

kararname

Add comment

3 responses : “ Ayasofya’nın Müzeye Çevrilmesi !!! ”

  1. 1
    anonim :

    ben ayasofya müzesinin tanımını istiyorum örneğin ayosfyanın 1.katında bunlar vardır diye ama bulamadım yardım ederseniz sewinirim…

  2. 2
    ufuk :

    Ecdada saygısızlık yapan bu kişilere tapan bir çoğunluk var ne yazıkki… Üzülüyorum İslam denince sahiplenip İslam düşmanlarına biad edenlere ve gerçekleri göremeyenlere… İlkokuldan hatmettirirler efendinin hayatını ama sorsan Peggamberimiz hakkında bilgi yokkk. BU NESLİN ÇOCUĞU OLMAKTAN UTANIYORUMM

  3. 3
    arif jaber :

    YAZINIZ IÇIN TESEKKURLER UMARIM RABBIM BIZE TEKRARA CAMI OLARAK HIZMET VERDIGI GUNLERI GOSTERIR.YALNIZ MAN KAFA TIN KAFA BOS KAFA :) SOZU ICIN CUK OTURMUS DIYORUM AZ BILE DEMISSINIZ

Yorum yaz